Guatr ve guatr için bitkisel tedavi
Guatr, tiroid bezinin büyümesi. Nedeni genellikle bezin yeterince hormon salgılayamaması ve bu eksiği kapatmak üzere büyümesidir; bazen de bez, salgı işlevini normal olarak sürdürdüğü halde bilinmeyen bazı nedenlerle büyüyebilir. Bu ikinci tip guatrda, büyümüş olan tiroid bezi, aşırı miktarda hormon salgılayarak egzoftalmik guatr olarak da bilinen Graves-Basedow hastalığına ya da çok yumrulu guatr olarak da bilinen Plummer hastalığına yol açabilir.
Toprak ve sudaki iyot miktarının az olduğu bazı coğrafi bölgelerde görülen bölgesel ya da yerleşik (endemik) guatrda ise tiroid bezi büyür ama salgısı artmaz. Bazı hastalarda hipotiroidizm (tiroid hormonunun yetersiz düzeyde salgılanması) belirtileri görülse de, bu salgı yetersizliği genellikle belirti vermez. Erken dönemde iyotlu sofra tuzlarıyla yeterli miktarda iyot alınırsa hastanın durumu tamamen düzelebilir. Buna karşılık daha ileri evrelerde özellikle bezin dokusunda içi sıvı dolu kesecikler (kist) ve urlar oluştuğunda tiroid bezinin ameliyatla alınması gerekir. Guatrın bir bölgede birden çok kimselerde birden görülmesi mikroplu, bulaşıcı olduğu zannını uyandırmışsa da yapılan incelemeler sonunda hastalığın görüldüğü yerlerdeki bitki ve sularda yeter derecede iyot olmadığı, hastalığın bu yüzden ortaya çıktığı anlaşılmıştır. Guatr en çok genç kadın ve kızlarda olur. Tiroit bezinin şişmesi ekseriya ergenlik çağına rastlar. İlkbaharda daha çok görülür. İyotsuz besinler alınması hastalığın ortaya çıkmasına ve şiddetlenmesine yol açar. İlk belirti tiroit bezinin şişmesidir. Bu büyüme gebelik, vs. gibi bazı hallerde daha çok olmak üzere, değişik bir karakter gösterir. Çok büyürse yutmada zorluk olur, şişliğin büyük nefes borusunu itmesi, tazyik etmesi ihtimali vardır. Bu tazyikten dolayı gırtlak yakınından geçen sinirlerde felçler olabilir. Guatr sadece bir şişmeden ibaret kaldıkça başka sıkıntı vermez.
İç/dış guatr, dişi/erkek guatr, zehirli guatr nedir :
Tıbbi olarak böyle bir sınıflama olmamasına rağmen hastalara durumunu açıklarken kullanılan terimlerdir. Tiroid bezinin büyümediği, muayenesinin normal olduğu, sadece hormon dengesizliği olduğu durumda guatr hastalığı iç guatr olarak açıklanmış olabilir. Fazla hormon salgılayan guatr hastalığını “zehirli” guatr olarak adlandırıyoruz. Ameliyat sonrası nükseden guatr hastalığını açıklamak için de “dişi guatr” terimi kullanılmış. Yine de bu terimler tıbbi bir ayırımı ifade etmezler.
Guatr hastalıkları teşhis edildikten sonra nasıl tedavi ediliyor :
Tedavide üç durum söz konusudur:
- Hormon yetersizliği olan guatr hastalarına bu hormon ilaç şeklinde verilir.
- Hormon fazlalığı olan hastalara hormon yapımını engelleyecek ilaçlar verilir. Hormon seviyesi normale inince ameliyat veya radyoaktif iyot ile nihaî tedavi yapılır.
- Hormon dengesizliği olmadığı ama tiroid bezinde nodüllerin olduğu durumda da genellikle ameliyat gerekir.
Guatr hastalığında ameliyat :
Tiroid bezinin tamamen büyüdüğü ya da içinde nodüllerin olduğu durumda ameliyat bir tedavi seçeneğidir. Her guatr hastalığı ameliyat gerektirmez.
Bir guatr hastasını ameliyat etmek için dört sebep vardır:
- Boynunda büyümüş guatrın oluşturduğu estetik problem
- Büyümüş guatrın ya da nodüllerin yemek borusunu ve soluk borusunu sıkıştırmalarından kaynaklanan şikâyetler olması
- Büyümüş guatrın hormon dengesizliği yapması
- Guatrda kanser tespit edilmesi veya kanser şüphesi
Guatr için şifalı bitkiler ve bitkisel tedavi yöntemleri : Biberiye, Ada çayı, Lahana, Tere otu, Ispanak, Pelin otu, Civan perçemi
- Biberiye ve ada çayı sıcak suda demlenir. Elde edilen karışım süzüldükten sonra şeker ile karıştırılarak şerbet kıvamına getirilir. Hazırlanan bu şerbetten tedavi süresince yemeklerden önce bir fincan içilir.
- Biberiye ve ada çayından elde edilen posa yakı kı vamına gelinceye kadar tere otu tozu ilave edilerek yoğrulur. Hazırlanan bu yakı pansumandan sonra yaralı mahale sarılır.
- Lahana, tere otu ve ıspanak sıcak suda pişirilir. Süzüldükten sonra elde edilen sıvı yemek esnasında bir bardak içilir.
- Pelin otu ve civan perçemi sıcak suda demlenir. Süzülerek elde edilen karışım şurup kıvamına gelinceye kadar bal ile tatlandırıldıktan sonra, tedavi süresince günde üç fincan içilir.




cok güzel bir konuya deginmissiniz tskr bilgileriniz icin